ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR AİHL Ortak ürünümüz hikayemiz
PAYLAŞTIKÇA ARTAR
MUTLULUKLAR
ŞALPAZARI ATATÜRK
ORTAOKULU
|
SERİM
|
Tan yerinin
ağarmasıyla birlikte evdeki hareketliliği zar zor da olsa işitebiliyordum o
gün. Uyku beni öylesine esir almıştı ki beynim “kalk” dese de vücudum bir
türlü kurtulamıyordu yatağın hoş sıcaklığından.
Anneannemin
namazını bitirdikten sonra oturma odasındaki koltuğuna doğru yürüdüğünü
anlayabiliyordum ayak seslerinden. Biz uyanana kadar sabırla tesbihini
çekecek ve ev halkının uyanmasını bekleyecekti sessizce. Böyle anlarda annem,
babam ve ağabeyimden önce kalkıp sabahın sessizliğini paylaşmayı seviyordum
onunla.
Anneannem beni
dizlerine yatırır ve saçlarımı okşayarak geçmiş günlerinden onda iz bırakan
bir anısını anlatırdı usul usul. Biliyordum ki anlattığı bütün o anıların
bende de iz bırakacağından emin oluyordu her gün.
Odamın kapısını açıp anneannemin yanına tam
seğirtecekken annemle babamın da çoktan kalkmış olduğunu fark ettim günün ilk
ışıklarıyla beraber. Demek ki bugün bir farklılık vardı ki onlar benden önce
uyanmış ve mutfakta fısır fısır bir şeyler konuşuyorlardı.
_ Yazık oldu
Ahmetlere. Bu kış günü evsiz barksız ne yapacaklar acaba, dediğini duydum
annemin önce.
_ Gerçekten öyle
oldu. İki küçük yavruları da var üstelik, dediğini işittim ardından babamın
da.
|
DÜĞÜM
|
Komşumuz Ahmet
amca işten çıkarılmış. Bu sebepten ev kiralarını ödeyememiş, evi boşaltmak
zorunda kalmışlar anladığım kadarıyla. Beni fark ettiklerinde sustular
aniden. Küçük olduğumu ve anlayamayacağımı düşündüler sanırım.
_Neden evsiz
barksız kalıyorlarmış ki, diye atıldım.
Anneannemin
anlattıkları geldi aklıma birden. Zor günlerinde onları bu şekilde ortada
bırakmak bize yakışır mıydı? Hani komşusu açken tok yatan bizden
değildi.
Şaşırma sırası
annemle babama gelmişti. O şaşkınlıklarının yanında gözlerindeki mutluluğu da
görmemek imkansızdı.
İşlerini yoluna
koyana kadar onları misafir etmeye karar verdik. Arkamı döndüğümde
anneannemin yanağından süzülen gözyaşlarını sildiğini görmüştüm.
|
|
NENE HATUN
İHO
|
DÜĞÜM
|
Sildiği gözyaşları
anlattıklarının hayata dönüşünün zaferiydi. Mutluydu. Küçük bir zihinde büyük
tecrübeler canlanıp hayat bulmuştu. Anneannem bize dönüp “İşte…” dedi
duraksadı. Yutkundu ve nemli gözlerini yazmasına silerek bizlere baktı ve
devam etti.
_İşte gerçek bir iyilik her
zaman gerçek bir iyiliği doğurur. Benim hayattaki amacım buydu. Bunu yaşadım.
Sizler de şimdi sağlam atılan tohumlar gibi fidan vererek dallarınızı
iyilikle çoğaltıyorsunuz, dedi ve sustu.
Biz onun susuşunu izlerken
o ağır aksak adımlarla yürüyerek benim yanına geldi ve alnımdan öpüp bağrına
sıkıca bastırdı. Ağzından
mırıldanarak çıkan duaları işittim ardından gözlerime bakarak dedi ki,
|
GAZİ ORTAOKULU
|
DÜĞÜM
|
_Bizler,
kendimizden önce komşularımızı akrabalarımızı düşünürüz. Sen de daha küçücük
yaşında bunu öğrenmişsin kuzum. Ne mutlu bize. İyilik yapan iyilik bulur, der
atalarımız. Umarım senin de bu iyilik dolu kalbin hep iyilik düşünen
insanlarla karşılaşır.
O kadar mutlu
olmuştum ki anneannemin bu sözlerini duyunca. İnsan ne için yaşar ki, diye
düşündüm. Komşularımız darlık içindeyken ben nasıl rahat yaşardım. Bize
gelecek olan arkadaşlarımla oynayacağım oyunların hayalini kurmaya
başlamıştım bile. Odamı, oyuncaklarımı, her şeyimi paylaşacaktım. Ama ya
kabul etmezlerse tüm bunları diye düşündüm.
Bir süre sonra
kapı çaldı. Meğer babam aramış Ahmet amcayı. Sevine sevine kabul etmişler
teklifimizi. Onlar geldikten sonra hep birlikte oturduk sofraya. Nasıl güzel
bir şeydi paylaşmak. Hep ailemin dediği gibi ”Paylaştıkça artar mutluluklar.”
|
İHSAN KÖKSAL İLKOKULU
|
ÇÖZÜM
|
Paylaştıkça
soframız bereketlendi, şenlendi. Sofradan kalkınca sorunu nasıl çözebiliriz,
diye düşündük hepimiz önce. Herkes fikrini söyledi. Sohbet bittiğinde ise
akşam olduğunu fark ettik.
Evimizin
salonuna Ahmet amca ve ailesi için yer yatağı serdik. Ahmet amca o yer
yatağını her akşam kendi kuracak ve her sabah kendi toplayacaktı artık.
Ailecek bizim evi benimsediler ve sevdiler. Biz de onları çok sevdik.
Ahmet amcaların
bizde kaldıkları ilk gece uyuyamadım. Uzun uzun düşündüm. Yatağımda uzanırken
aklıma bir fikir gelmişti çünkü. Sabah oldu ve fikrimi babama anlattım. Ahmet
amcanın asıl mesleği marangozluktu. Kendi dükkanını açabilirse hem ömür boyu
işten çıkarılma sorunu kalmazdı hem de ev sorununu çözmüş olurduk. Peki, dükkan
için gerekli olan parayı nasıl bulacaktık? Ekmek yapıp satmaya karar verdik
bunun için de. Babamla biz ekmekleri yaptık,
Ahmet amca da yaptığımız ekmekleri sattı. Kazandığı paraları
biriktirdi. Biraz da mahalleli yardım etti. El birliğiyle dükkanı açtık.
Sonra da kiralık bir ev bulduk. Ahmet amca kendisi ve ailesi için çok
teşekkür etti. Onlar kendi evlerinde rahat ettiler biz de onların mutlu
olduğunu gördükçe rahatladık.
|
Yorumlar
Yorum Gönder